25 Aralık 2015 Cuma

Kış Okuma Şenliği 2015

Herkese merhaba!

Yine bir okuma şenliğiyle karşınızdayım. :) Okuma hızım bu aralar gittikçe düşmüş olsa da, yine de elimdeki kitapları bitirmek adına şenliğe katılıyorum. Elimdeki kitaplar bitene kadar da, zorunluluk halleri dışında keyfi olarak kitap almamaya karar vermiş bulunmaktayım. En azından mart ayındaki Bursa Kitap Fuarı'na kadar. :D Çünkü uygun fiyatlı kitapları görünce alma hastalığımdan dolayı evde birçok okunmayı bekleyen kitap var ve kitaplıkta yer kalmamış vaziyette. Hal böyle olunca ben de çok radikal bir karar alarak artık yeni kitap almama konusunda bir hayli dirayetli davranıyorum. 


Her neyse, gelelim listeye. Bu sefer listemde bir hayli boşluklar oluştu. Elimdeki kitapları kullanarak bir liste yapmaya çalıştım, boşlukları da kitaplığı tekrar gözden geçirerek doldurmaya çalışacağım. Bakalım bu şenlik nasıl geçecek. :)


1. Yabancı Yayınlarından bir kitap. (10 puan)



2. İsminde kış mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların kış mevsiminde geçtiği bir kitap. (10 puan)
Böğürtlen Kışı / Sarah Jio / Arkadya Yayınları / 353 sayfa.

3. Liseye başladığımız yıl ödül almış veya o yıl ödül almış yazardan bir kitap. (10 puan)
(2004 yılında liseye başlamıştım ama elimde uygun kitap yok. O nedenle 2004 yılında ödül almış olan Oya Baydar'ın bir kitabını okuyacağım. Kendisi, Erguvan Kapısı adlı kitabıyla Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü'nü almış o sene)

Sıcak Külleri Kaldı / Oya Baydar / Can Yayınları / 540 sayfa.

4. Uzun zamandır listenize alıp bir türlü okuyamadığınız bir kitap. (10 puan)
Asılacak Kadın / Pınar Kür / Can Yayınları / 137 sayfa.

5. Herhangi bir edebiyat ödülüne aday olmuş ama kazanamamış bir kitap. (10 puan)


6. Yasaklanmış bir kitap. (10 puan)


7. Kitap Ağacının aylık okumalarından bir kitap. (10 puan)
Dava / Franz Kafka / İş Bankası Yayınları / 216 sayfa. (Kitap Ağacı Klasikleri Kulübü ile okunacak)

8. Başkasının sizin için seçtiği bir kitap. (10 puan)
(Kitaplıktan kardeşim seçti.)

HAARP, Kıyametin Pimini Çeken İcat / Jeane Manning, Nick Begich / Yakamoz Yayınları / 355 sayfa.

9. 2015 yılında çıkmış bir kitap. (10 puan)
Federer / Chris Bowers / Martı Yayınları / 495 sayfa.

10. Yazarından imzalı veya imzalı olması gönlünüzden geçen bir kitap. (10 puan)
(Kitap Ağacı Bursa buluşmasında kendisini konuk etmiştik geçen sene. Okumak şimdiye kısmetmiş.)

Uçurtma Mevsimi / Kaan Murat Yanık / Kapı Yayınları / 159 sayfa.

11. Bilim Kurgu / Fantastik kurgu türünde bir kitap. (10 puan)
Karanlık Zihinler / Alexandra Bracken / Parodi Yayınları / 572 sayfa.

12. Siz doğmadan en az 250 yıl önce yazılmış bir kitap. (10 puan)
İlahi Komedya-Cehennem / Dante Alighieri / Oğlak Yayıncılık / 333 sayfa.

13. Hem beyaz perdeye hem de tiyatroya, operaya veya müzikal adaptasyona uyarlanmış bir kitap. (10 puan)
Ağır Roman / Metin Kaçan / Everest / 125 sayfa.

14. Türk kadın bir yazardan bir öykü kitabı. (10 puan)
Foto Sabah Resimleri / Ayşe Kulin / Everest / 132 sayfa.

15. Romantik türde bir kitap. (10 puan)
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku / İlhami Algör / İletişim Yayınları / 58 sayfa.

16. Karakterlerden birinin adının kitaba verildiği bir kitap. (10 puan)
Ben, Malala / Malala Yousufzay / Epsilon / 390 sayfa.

17. Size hediye gelen bir kitap. (10 puan)
Ay Hırsızı / Sunay Akın / İş Bankası Kültür Yayınları / 235 sayfa.

18. 150 sayfadan kısa dört kitap. (Her biri 5 puan hepsi okunursa +20 puan)
Satranç / Stefan Zweig / Can Yayınları / 71 sayfa.
Hacı Aga / Sadık Hidayet / YKY / 107 sayfa.
Daha Ne Olsun / Kurt Vonnegut / April Yayıncılık / 107 sayfa.
Erken Kaybedenler / Emrah Serbes / İletişim Yayınları / 143 sayfa.

19. İsminde aynı kelimenin geçtiği üç kitap. (Her biri 10 puan hepsi okunursa +30 puan)
Dilsizin Kızı / Pavlos Matessis / Everest / 229 sayfa
Kızım Olmadan Asla / Betty Mahmudi / Varlık Yayınları / 330 sayfa
Üçüncü Kız / Agatha Christie / Altın Kitaplar / 224 sayfa.

20. Şimdiye kadar hiç okumadığınız 4 yazardan birer kitap. İkisi Türk ikisi yabancı, ikisi kadın ikisi erkek olacak. (her biri 10 puan hepsi okunursa +20 puan)
(TÜRK KADIN) Bacak Arasından Türkiye / Feraye Çokgürses / Martı Yayınları / 304 sayfa.
(TÜRK ERKEK) Ayaşlı ile Kiracıları / Memduh Şevket Esendal / Bilgi Yayınevi / 
(YABANCI KADIN) Sırça Fanus / Sylvia Plath / Kırmızı Kedi / 251 sayfa.
(YABANCI ERKEK) Kırmızı Pazartesi / Gabriel Garcia Marquez / 107 sayfa.

21. İsmi bir kelime, iki kelime, üç kelime, dört kelime ve beş veya beşten fazla kelimeden oluşan kitaplar. (her kitap 10 puan hepsi okunursa +40 puan)
1. Kabil / Jose Saramago / Kırmızı Kedi Yayınları / 146 sayfa.
2. Muhteşem Gatsby / F. Scott Fitzgerald / Bilge Kültür Sanat / 158 sayfa.
3. Çavdar Tarlasında Çocuklar / J. D. Salinger / YKY / 198 sayfa.
4. Sana Gül Bahçesi Vadetmedim / Joanne Greenberg / Metis / 282 sayfa.
5. Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek / Ayfer Tunç / YKY / 407 sayfa.

22. Kendinizin belirlediği bir temaya uyan 4 kitap.(her biri 10 puan hepsi okunursa +40 puan)
Agatha Christie kitaplarını seçtim bu sefer kendime.

Beklenmeyen Misafir / Agatha Christie / Altın Kitaplar / 159 sayfa.
Cinayet İlanı / Agatha Christie / Altın Kitaplar / 240 sayfa.
Elmayı Yılan Isırdı / Agatha Christie / Altın Kitaplar / 173 sayfa.
Poirot Araştırıyor / Agatha Christie / Altın Kitaplar / 

24 Aralık 2015 Perşembe

Güz Okuma Şenliği 2015 | Son okuma raporu


Herkese merhaba!

Bir güz okuma şenliğinin daha sonuna gelirken, okuma hızımın ne kadar düşük olduğunu bir kez daha görmüş oldum. Bir yandan tez okumalarını sürdürürken, kitap okumaya isteğim azalıyor maalesef. Bir de üst üste iç karartıcı kitaplar okuyunca sanırım reading slump'a girdim, dolayısıyla bir an  önce silkinip çıkmam lazım bu duygu halinden. Şenlik o nedenle pek verimli geçmedi ama en azından kitaplıktan kitap eritmiş oldum az da olsa. :) Aynı anda 3-4 kitap bir arada okuduğum için de hızım biraz düşüyor tabii ve şenlik sona erdiğinde elimde hala okuduğum ancak henüz bitiremediğim 2-3 kitap oluyor muhakkak. Onlar da bir nev'i arafta kalıyorlar, ne güz şenliğine ne de kış şenliğine ekleyebiliyorum çünkü. :D

Gelelim Pinuccia'nın Güz Okuma Şenliği'nde toplamda neler okuduğuma:

1. Kategori (10 puan): Şenliğimizin destekçisi İthaki Yayınları'ndan çıkan bir kitap.
Frankenstein / Mary Shelley / İthaki Yayınları / 227 sayfa (Kitap Ağacı kasım ayı kitabı)

6. Kategori (10 puan): Yasaklanmış bir kitap.
Kör Baykuş / Sadık Hidayet / YKY / 95 sayfa

20. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplamda 60 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.
(YABANCI ERKEK) Turgenyev / Babalar ve Oğullar / İş Bankası Yayınları / 252 sayfa (Kitap Ağacı Klasikler Kulübü’nün ilk kitabı olarak okunacak. Tarih: 3 Ekim)
(TÜRK ERKEK) Oyun İçinde Oyun / Cenk Çalışır / Esen Kitap / 336 sayfa

21. Kategori (Her bir kitap 5 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): 150 sayfadan kısa sekiz kitap.
Yeraltından Notlar / Dostoyevski / İş Bankası Yayınları / 139 sayfa
Klişeler Kitabı / Levent Tülek / Sel Yayıncılık / 135 sayfa
Mahalle Kahvesi / Sait Faik Abasıyanık / İş Bankası Yayınları / 144 sayfa

Toplam sayfa sayısı: 1328 sayfa
Kitaplardan alınan toplam puan: 55
Toplam puan: 68

14 Aralık 2015 Pazartesi

Duyuru #2 | Türk Klasikleri Okuma Grubu Aralık

Herkese merhaba!

Daha önceki bir yazımda bahsettiğim gibi, her ay küçük bir okuma grubumuzla daha önceden belirlediğim kitaplar ile Türk klasikleri okumaları yapıyoruz. Bu ay için seçtiğimiz kitabımız ise Sait Faik Abasıyanık'tan Mahalle Kahvesi.

15 Aralık'ta okumaya başlıyoruz hep birlikte. Eğer siz de bize katılmak isterseniz, Instagram'da #heraybirturkklasigi ve #turkklasikleriokuyoruz hashtag'lerinden ve "kucukgrihucreler" adlı Instagram hesabımdan beni takip edebilirsiniz.

8 Aralık 2015 Salı

Dizi Yorumu #1 | The Frankenstein Chronicles

Herkese merhaba!

Uzun süredir ne bir şeyler okuyabiliyorum, ne de izleyebiliyorum. Dolayısıyla blog ile de ilgilenemedim; ancak sonunda birkaç dizi ile yorumlara kaldığım yerden devam ediyorum. :)

Kitap Ağacı'nın kasım ayı kitabı olarak seçtiği Frankenstein, benim çoook uzun süredir okumak istediğim bir kitaptı. Bu nedenle kasım ayında seçilmesine çok mutlu oldum açıkçası. Nedendir bilmem, Frankenstein'ın hikayesi benim ilgimi çekiyordu hep. Sanırım yazarının kadın olmasının ve kendisinin bile nasıl böyle bir karakter yarattığını anlayamaması da ilgimi çekme nedenlerinden.

Bugün internette gezinirken, The Frankenstein Chronicles adında bir diziyle karşılaştım. Bir süre önce duymuştum aslında Frankenstein'ın dizisinin çekileceğini ama unutmuşum tabii daha sonra. Dizi bir İngiliz dizisi ve ITV Encore tarafından yayınlanıyor. Başrolde Sean Bean var, nam-ı diğer "ayaklı spoiler". Kendisinin oynadığı her dizi ve filmde sonunun ölüm olduğunu bilmeyen yoktur. :) Bakalım bu dizide de aynı sonla mı karşılaşacağız :)

Diziyi görür görmez izledim ilk bölümü; ancak dizi şimdilik kitapla paralel gitmiyor, onu baştan söylemem gerek. Konuyu özetlemek gerekirse; dizi 19 yy. İngiltere'sinde geçiyor. Polis memuru John Marlott (Sean Bean), Thames Nehri'nin kıyısında bir çocuk cesedi bulur; ancak cesedin ilginç yanı, sekiz çocuğun vücut parçalarından oluşmasıdır. Bunu öğrenen Marlott, yakın zamanda kaybolan çocukları aramaya başlar ve bu olaya bir açıklık getirmeye çalışır. Hikaye şimdilik bu yönde gidiyor. Bahsettiğim gibi, kitapla paralel gittiği söylenemez. Ama sanıyorum ki bir yerlerde bir bağlantı kurulacak. Ayrıca ara sıra flashback'lerle Marlott'ın geçmişine gidiyoruz, sanırım oralardan da bir şeyler çıkacak ilerleyen bölümlerde.

Dizi fena değil gibi, ben izleyeceğim sanırım diğer bölümleri de. Umarım hikayeden fazla kopmaz ve bir şekilde kitapla bağlantı kurulur. Yoksa güzel bir hikaye olan Frankenstein'ın adını kullanarak bambaşka bir hikaye çıkarmak çok da hoş değil kanımca.

19 Kasım 2015 Perşembe

Kitap Yorumu #3 | Kör Baykuş - Sadık Hidayet

Herkese merhaba!

Uzun zamandır okumayı planladığım Kör Baykuş'u nihayet elime alıp okuyabildim; ancak beklediğimi bulamadım desem sanırım pek de yanlış olmaz. 

Daha farklı bir kitap olarak hayal etmiştim açıkçası; bir İran masalı tarzında kısa bir hikaye olarak düşünmüştüm Kör Baykuş'u. Masal olması konusunda yanılmamışım; zira Kör Baykuş ilginç bir hikayeyle başlıyor. Okumaya başladığınız anda bunun sıradan bir kitap olmadığını anlıyorsunuz. Hidayet'in üslubu da masalımsı; gerçeklikten uzak, hayali bir dünyaya adım attığınızı fark etmeniz pek fazla sürmüyor aslında. Ancak ilerleyen sayfalarda karşılaşılan kasvet, karamsarlık benim kitaptan beklemediğim şeylerdi. 

Evet, kitap gerçekten karamsar. Zaman ve mekan kavramlarından bağımsız bir hikaye var karşımızda. Sadık Hidayet, muhteşem bir üslupla olmayan bir zamanda olmayan karakterlerle olmayan yerlerde bir hikaye anlatmış bizlere. Kitapta kaç kişi var, nerede ve hangi zamanda geçiyor; anlayabilmek pek mümkün değil. Ancak Hidayet'in dili o kadar muhteşem ki, bir solukta okunası bir hale getiriyor kitabı. 2-3 saatte okunabilecek bir kitap aslında Kör Baykuş. Tabii çevirmen Behçet Necatigil'in katkısı da yadsınamaz burada. 

Tavsiyem, depresyondaysanız eğer, bu kitabı elinize dahi almayın. Ayrıca gece okumalarında tercih ederseniz, gecenin sessizliğinde çok daha derin hissederek ve algılayarak okuyabilirsiniz kitabı. Bir de Kör Baykuş'u anlama kılavuzu niteliğinde olan Oğuz Demiralp'in Yapı Kredi Yayınları'ndan 2001 yılında çıkmış "Kör Okur: Sadık Hidayet Üzerine Kör Baykuş Merkezli Okuma Denemesi"ne de bir göz atmakta fayda olacağını düşünüyorum. Ancak maalesef kitabın baskısı tükenmiş; sahaflardan veya kütüphanelerden kitabı temin edebilmek mümkün.

Kısacası; bir oturuşta okuyup sindirilebilecek bir kitap değil Kör Baykuş. Belki de, zamana bırakmak gerekiyor birazcık olsun anlamlandırabilmek için.

KÜNYE
Kitabın Adı: Kör Baykuş
Orijinal Adı: Buf'i Kür (Farsça)
Yazarı: Sadık Hidayet
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Sayfa Sayısı: 100
Tür: Roman | Dram
İlk Yayım Tarihi: 1936
Etiket Fiyatı: 7 TL
Puanım: 7,5/10

Arka Kapak
Kör Baykuş 1977'de Behçet Necatigil'in unutulmaz çevirisiyle Varlık Yayınları'ndan çıkmıştı. Philippe Soupault'nun "Yirminci yüzyılın düşlemsel edebiyatında bir başyapıt", Andre Breton'un ise "Başyapıt diye bir şey varsa o da budur" sözleriyle nitelediği bu kült romanı, yine Necatigil'in çevirisinden, Necatigil'in "önsöz"ü ("Türkçede İran Edebiyatı ve Doğumunun 75. Yılında Sadık Hidayet") ve Bozorg Alevi'nin "sonsöz"ü ("Sadık Hidayet'in Biyografisi") ile sunuyoruz.

11 Kasım 2015 Çarşamba

Duyuru #1 | Türk Klasikleri Okuma Grubu okumalarına başlıyor!

Herkese merhaba!

Daha önceki yazılarımda yeni başlattığımız bir okuma grubundan söz etmiştim. Nihayet yazmaya fırsat bulabildiğim için, şimdi birazcık bu okuma grubundan bahsetmek istiyorum sizlere.

Sanırım kendimden ve kendi yaşam tarzımdan bir parça bulabildiğim için Türk klasikleri okumayı seviyorum. Çünkü yabancı kitaplarda olmayan şey, yani Türk yaşam tarzını bu tür kitaplarda görebilmek mümkün. Ayrıca kendi tarihimizden kesitlerin de bu kitaplarda anlatılmış olması beni onlar konusunda daha istekli yapıyor. 

Instagram'da çeşitli okuma grupları ya da etkinliklerini bolca bulabilmek mümkün. Hal böyleyken, ben de kendi kendime dedim; neden Türk klasikleri okuma grubu da biz yapmıyoruz ki? Hem bu kitapları okumak isteyip çok ağır olduğu düşüncesiyle vazgeçiyor insanlar; aslında düşündükleri kadar da ağır değilken kitaplar. Dolayısıyla böyle bir okuma grubu kurmayı düşündüm ve ilk üç ayın kitaplarını da belirledim.

Her ayın 15'inde yeni bir Türk klasiğine başlayacağız.  Kasım ayında ilk kitabımız Fakir Baykurt'tan Yılanların Öcü. İkinci kitabımız Sait Faik Abasıyanık'tan Mahalle Kahvesi ve üçüncü kitabımız da Memduh Şevket Esendal'dan Ayaşlı ile Kiracıları. Eğer siz de Türk klasiklerini seviyor ve okumak istiyorsanız aramıza katılabilirsiniz. İnstagram'da "kucukgrihucreler" adlı hesabımdan çeşitli duyururlar yapacağım, oradan da takip edebilirsiniz.

10 Kasım 2015 Salı

Film Yorumu #2 | Paper Towns (2015)

Herkese merhaba!

Evde yalnız olduğum zamanlarda, yemek yerken film veya dizi izlemek hoşuma gidiyor. Ben de bu sabah kahvaltıda bir film izleyeyim dedim ve beni pek yormayacağını düşündüğüm "Paper Towns" (Kağıttan Kentler) isimli kitap uyarlamasını seçtim. İyi mi ettim, kötü mü ettim pek bilemiyorum açıkçası; zira kendisi tam da insanı yormayacak cinsten. 

Filmimizin ana kahramanları problemli ve bencil bir kız ile bu kıza aşık olmuş, iyi niyetli oğlan çocuğu. Zaman zaman çeşitli muziplikler yapan, ara sıra ortadan kaybolup tekrar meydana çıkan ve umursamaz bir lise hayatı yaşayan Margo (Cara Delevingne), günün birinde yine ortadan kaybolur. Komşusu olan Margo'ya tanıştığı ilk günden beri platonik olarak aşık olan Quentin (Nat Wolff) ise Margo'nun bıraktığı ipuçlarını keşfederek dostlarının yardımıyla ona ulaşmaya çalışır.

Filmi çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim açıkçası ve özellikle ilköğretim ve lise çağındakilerin neden bu kitabı ve filme bayıldıklarını da anladım sanırım; çünkü filmde tam da bu çağdakilerin yaşadıkları ve yaşamak istedikleri duygulara yer verilmiş: Aşk, cinsellik, vurdumduymazlık, bencillik... Dolayısıyla bu da özellikle kitabı popüler yapan etmenler arasında. Yer yer güldüğümü itiraf etmem gerek; ama sanırım bu da filmden kaynaklanıyor, çünkü konu olarak bir komedi unsuru yoktu.


KÜNYE 
Filmin Orijinal Adı: Paper Towns
Türkçe Adı: Kağıttan Kentler
IMDb puanı: 6,6/10
Yönetmen: Jake Schreier
Senaristler:  John Green, Scott Neustadter, Michael H. Weber
Oyuncular: Nat Wolff, Cara Delevingne, Austin Abrams, Justice Smith, Halston Sage, Jaz Sinclair
Yıl: 2015
Tür: Dram, Gizem, Romantik
Ülke: ABD
Süre: 1 sa. 49 dk.

Özet olarak: Tam olarak zaman kaybı denmese de, izlenmese de olur diyebileceğim filmlerden. Ancak boş vaktiniz çoksa ve kafa dağıtmak istiyorsanız izleyebilirsiniz. Tabii buna harcayacağınız zamanla bir kült film izlemek daha mantıklı olabilir. :) Puanım: 5,5/10

6 Kasım 2015 Cuma

Kitap Yorumu #2 | Oyun İçinde Oyun - Cenk Çalışır

Herkese merhaba!

Kitap Ağacı Bursa olarak sezonun ilk buluşmasında Bursalı yazar Cenk Çalışır'ı ağırladık. Kendisi polisiye üzerine yazsa da bu çalışmaları polisiyeden ziyade "suç edebiyatı" olarak adlandırıyor. 

Buluşma vesilesiyle, yazarın daha önce okumadığım kitaplarını da edinmiş oldum. İlk iki kitabı olan Zehr-i Katil ve Satranç Cinayetleri'nin baskısı tükendiği için edinme şansımız olmamıştı. Biz de bu nedenle Oyun İçinde Oyun ve yazarın son kitabı olan Kan Yağmuru adlı kitapları temin edebildik. Ancak ben sadece Oyun İçinde Oyun kitabını okuyabildim ve maalesef beni pek tatmin ettiğini söyleyemeyeceğim.

Öncelikle, konu açısından yazara haksızlık etmemek gerekiyor. Zira günümüzde çok yaygın olan bilgisayar oyunlarının aslında hayatımızı nasıl da etkileyebileceğini ve benliğimizden kopabileceğimizi yazar çok güzel bir şekilde ele almış. Ancak kitap bir polisiye olmasına karşın cinayetler ilk yüz sayfada bitiyor. İlerki sayfalarda ise bizleri çok daha farklı bir hikaye bekliyor. Ben fazla polisiye okuyan bir okur değilim; ancak Agatha Christie sever biri olarak polisiye dendiğinde cinayetin olmazsa olmaz olduğunu düşünenlerdenim açıkçası. En azından konusu cinayet olan bir kitabın farklı bir konuyla sona ermesi pek benim tarzım değil diyebilirim. Bu nedenle de kalan 200 sayfayı bir an önce kitabı bitirmek için okudum desem yeridir. 

Kitabın aslında içeriğinin yanında çok farklı bir boyutu daha var. Kitap Tanrısal bir bakış açısıyla yazılmış. Kitabın kahramanı Murat ile yazar arasında diyalogların geçmesi ise birçoğumuz için farklı bir deneyim oldu. Ben bu durumu fazla müdahaleci bulduğumu eklemeliyim, çünkü yer yer kitaptan kopmama sebep oldu; tabii bunu çok eğlenceli bulan arkadaşlarımız da oldu ancak pek bana göre değil sanırım böyle bir yöntem. 

Farklı bir tarz deneyimlemek isterseniz, bu kitabı okuyabilirsiniz. Ancak klasik bir polisiye kitapsa aradığınız, sonu macera ve fantastik öğelerle bezeli bu kitap pek size göre olmayacaktır.

KÜNYE
Kitabın Adı: Oyun İçinde Oyun
Yazarı: Cenk Çalışır
Yayınevi: Esen Yayınları
Sayfa Sayısı: 336
Tür: Polisiye, Macera
Etiket Fiyatı: 25 TL
Puanım: 6/10

Arka Kapak
Kerem bilgisayar konusunda dahi sayılabilecek kadar iyidir. Bir virüsle takibe aldığı bilgisayar kullanıcılarına subliminal mesajlar göndererek, bilinçaltlarını etkiler. Kurbanlarını subliminal mesajlarla transa sokarak cinayetler işletir. Sıradan insanlardan acımasız katiller yaratır. Heyecan arayışı içinde olan, bir hayli zengin üyelerden oluşturduğu sanal kulübün de yöneticisidir. Bu cinayetleri internet üzerinden naklen yayınlayarak üyelerinin heyecan arayışlarına yanıt verir. Bu şekilde yüksek kazançlar sağlar. Dehası, Kerem’i izleyen uluslararası suç örgütleri ve çıkar gruplarının dikkatini çeker. 

Sanal gerçeklik ve gerçekliğin karmaşasına farklı bir gönderme Oyun İçinde Oyun. Roman, farklılığını daha çok kahraman ve yazarın diyaloglarında gösteriyor. Okurun öykünün içine girmesi olarak ifade edebileceğimiz okumadaki üç boyutlu derinlik, zaman zaman yazarın da öyküye dahil olmasıyla yırtılıveriyor. Bu şekliyle yazarın hayalleme dönemini, yazmak eylemini, bu eylemin zorluklarını da öyküyle birlikte işliyor. Öykülemede çok katlılık yaratıyor. Gerçeküstü öykülemesine karşın, akla yatkın karakterleri ve olabilirlik kurgusuyla yazının sınırlarında geziniyor. Eğlenceli, düşündürücü, korkutucu. Bittiğinde iyi ki hepsi sadece bir romandı dedirten bir roman.

5 Kasım 2015 Perşembe

Güz Okuma Şenliği 2015 | 1. okuma raporu


Herkese merhaba!

Uzun süredir yazamıyorum; yazılması gereken makaleler, çalışılması gereken dersler dolayısıyla. Bu nedenle okuma hızım da ekim ayında düşüktü. Buralara da pek yazamadım; ancak en kısa sürede kitaplarla ilgili yorumlar, yeni bir okuma grubunun duyurusu ve yeni postcrossing kartlarımla burada olacağım. Takipte kalın. :)

Gelelim Pinuccia'nın Güz Okuma Şenliği'nde 1. kısımda neler okuduğuma:

20. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplamda 60 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.
(YABANCI ERKEK) Turgenyev / Babalar ve Oğullar / İş Bankası Yayınları / 252 sayfa (Kitap Ağacı Klasikler Kulübü’nün ilk kitabı olarak okunacak. Tarih: 3 Ekim)
(TÜRK ERKEK) Oyun İçinde Oyun / Cenk Çalışır / Esen Kitap / 336 sayfa

21. Kategori (Her bir kitap 5 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): 150 sayfadan kısa sekiz kitap.
Yeraltından Notlar / Dostoyevski / İş Bankası Yayınları / 139 sayfa
Klişeler Kitabı / Levent Tülek / Sel Yayıncılık / 135 sayfa

Toplam sayfa sayısı: 862
Kitaplardan alınan toplam puan: 30
Toplam puan: 38

17 Ekim 2015 Cumartesi

Film Yorumu #1 | Source Code (2011)


Herkese merhaba!

Aslında günlerdir bir makale üzerinde çalışıyorum ancak dün ufak bir boğaz ağrısıyla başlayan hastalığım gün içinde devam eden kırgınlık, ağrı, yorgunluk ve hapşırık ile kendini iyice hissettirmeye başladı. Ben de o halimle canım hiçbir şey yazmak istemediği için uzun süredir yapmadığım bir şeye yapmaya karar verdim ve açtım bir film. :)

Bir süredir izleme listemde bulunan, hatta izlemeye başlayıp başında sıkıldığım için kapattığım bir filmi tekrar izlemek istedim. İyi ki de istemişim; şimdiye kadar çok şey kaçırmışım meğer.

Ben genellikle distopya ya da paralel evren konularını seviyorum sinemada. Bu da paralel evren kategorisine sokulabilecek bir filmdi. Başrolde Jake Gyllenhaal, Michelle Monaghan ve Vera Farmiga'nın bulunduğu bu film, Chichago'da büyük bir eylem planlayan bir bombacıyı bulmak amacıyla "Kaynak Kodu" adı verilen bir bilgisayar programı kullanılarak başka bir adamın hayatının son 8 dakikasını tekrar yaşamak zorunda olan Yüzbaşı Colter Stevens’ın (Gyllenhaal) yaşadıklarını konu alıyor. Filme adapte olmak başlarda biraz zor oluyor ancak film kolaylıkla izleyiciyi içine almayı başarıyor. Filmde hem bilimkurgu hem de dedektiflik bir arada sunulmuş. Aynı zamanda paralel evrenin varlığını da sorgulatacak cinsten bir konuya sahip olan film, sonuyla da izleyicileri şaşırtmayı başarıyor.

Her ne kadar hala cevaplandıramadığım bazı mantık hataları bulunsa da paralel evren meraklılarına bu filmi tavsiye ediyorum. Puanım: 7/10

KÜNYE 
Filmin Orijinal Adı: Source Code
Türkçe Adı: Yaşam Şifresi
IMDb puanı: 7,5/10
Yönetmen: Duncan Jones
Senarist: Ben Ripley
Oyuncular: Jake Gyllenhaal, Michelle Monhagan, Vera Fermiga
Yıl: 2011
Tür: Aksiyon, Bilim-Kurgu, Gerilim
Ülke: ABD, Fransa
Süre: 1 sa. 33 dk.

13 Ekim 2015 Salı

Postcrossing #1 | Postcrossing nedir?


Herkese merhaba!

Uzun zamandır yazmak istediğim ancak nedense bir türlü başlayamadığım yazılara en sonunda bu akşam fırsat buldum. Benim gibi el yazısını ve nostaljiyi seviyorsanız tam size göre olan bir sistemle tanıştıracağım sizleri. Belki bilenleriniz vardır; ancak muhtemelen bilmeyenler bilenlerden fazladır diye bu yazıyı yazma ihtiyacı hissettim. Bir kişiyi bile postcrossing üyesi yapmama vesile olursa bu yazı, ne mutlu bana. :)

Postcrossing nedir, önce buradan başlamak doğru olacak sanırım. Postcrossing kısaca dünyanın herhangi bir yerindeki rastgele bir insandan posta kartı almanızı ya da posta kartı göndermenizi sağlayan bir sistem aslında. Siteye üye oluyorsunuz ve sistemden bir adres talebinde bulunuyorsunuz. Bu adresi aldıktan sonra artık tek yapmanız gereken o adrese bir posta kartı yazıp yollamak. İlk aşamada en fazla 5 adet adres alabiliyorsunuz aynı anda. Bu kartlarınız sahiplerine ulaştıktan sonra artık bekleme sırası size geçiyor. Sizin adresiniz de rastgele kişilere gidiyor ve bu kişilerden kart alıyorsunuz. Sistem daha sonra aynen bu şekilde devam ediyor ve dünyayı gezip göremeseniz de kartpostallar sayesinde aslında bir dünya turu yapıyorsunuz.

Ben şimdiye kadar 80 kart göndermişim ve 78 tane de almışım. Türkiye'de posta maalesef bir hayli pahalı olduğu için (Yurt dışı gönderim ücreti kart başına 2.50 TL), bu sayı bir yılda ancak bu kadar olabildi. Bunun yanında Türk posta hizmetlerinin yavaşlığı da bu sayının artmasına engel oldu açıkçası. Örneğin yurt dışından gelen bir kart benim elime 12-13 günde ulaşabilirken, benim gönderdiğim kartların ulaşması 30 günü bulabiliyor. Hal böyle olunca da gönderdiğimiz ve aldığımız kart sayısı fazla artamıyor.

Aşağıda görmüş olduğunuz tablo benim kart istatistiklerimi gösteriyor. Gördüğünüz gibi, bazı ülkelerden çok fazla kart alış verişi yapmışken bazı ülkelerden çok nadir kart almışım. Bunun nedeni de üye sayılarının değişkenliği aslında. Almanya, Rusya, Belarus, Amerika, Çin, Hollanda gibi ülkeler fazla aktif postcrossing'de. Türkiye'nin durumu da çok iyi olmasa da fena sayılmaz aslında. 21. sıradaydık en son baktığımda. :)


Eğer bu tarz şeylere ilgiliyseniz, siteye buradan ulaşabilirsiniz. Yalnız belirtmekte fayda var, site İngilizce ve kart alıp gönderirken de orta veya orta-üstü İngilizceye sahip olmanız işinizi kolaylaştıracaktır. Tabii, ben çok azimliyim, İngilizcemi de geliştirmek istiyorum derseniz de birazcık sözlük yardımıyla bu işin altından kalkabilirsiniz.

Bir sonraki postcrossing yazılarımda gelen kartları ve pulları paylaşacağım. Eğer postcrossing'le ilgili sorularınız olursa, yorum kısmına yazmanız yeterli olacaktır.

Hoşçakalın!

Edit: Bu yazıyı yazdığım esnada bir kartım daha Almanya'ya sağ salim ulaşmış. Böyle ufak tesadüfler mutlu ediyor tabii. :)

9 Ekim 2015 Cuma

Haydi Gel Birlikte Okuyalım!

Herkese Merhaba!

Bugün youtube'da gezinirken bir videoya denk geldim. Kitap okumakla alakalı bir minik animasyon. İzlerken o kadar farklı duygular içerisine girdim ki, iyi ki okuyorum dedim kendime. Ve eğer izlemediyseniz, bu videoyu sizlerle de paylaşmak istedim. Fazla söze gerek yok aslında, animasyonu izleyenler nedenini anlayacaktır.

Keyifli seyirler. :)


8 Ekim 2015 Perşembe

Güz Okuma Şenliği 2015

Herkese merhaba!

Uzunca bir süredir buralara yazmadığımı fark ettim. Çeşitli nedenlerden ötürü fazla giremediğim için, aklımda olan yazıları da yazamadım; ancak umarım en kısa sürede dolduracağım buraları.

Pinuccia'nın başlattığı okuma şenliklerini gelende tamamlayamıyorum; ancak şenlik için kitap seçmek gerçekten de eğlenceli oluyor. Ama bu sefer iddialıyım. Kendi rekorumu kırmam bile bana yetecek sanırım. :) Şimdilik elimde olan kitaplarla senlik listemi doldurdum; ancak Kitap Ağacı Bursa ile yaptığımız kitaplaşma gününde bu ay sıra bende olduğundan yepyeni kitaplar gelecek elime. Bu nedenle ilerleyen zamanlarda listede değişiklikler olacak gibi; ama şimdilik bu şekilde liste. :) Kitapları okudukça kolaylık olsun diye ismin üstünü çizeceğim ve isme yorum linkini ekleyeceğim.

Bu kadar açıklamadan sonra sizleri listemle baş başa bırakıyorum. :)


1. Kategori (10 puan): Şenliğimizin destekçisi İthaki Yayınları'ndan çıkan bir kitap.

2. Kategori (10 puan): İsminde güz mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların güz mevsiminde geçtiği bir kitap.
 -

3. Kategori (10 puan): 700 sayfadan uzun bir kitap (Birkaç cilde bölünmüş kitaplarda ciltlerin toplam sayfa sayısına bakabilirsiniz).
-

4. Kategori (10 puan): Olayların geçtiği yerin (köy, kasaba, şehir, ülke, kıta) adının kitabın adına yansıdığı bir kitap.
Göbekli Tepe Muhafızı / Yonca Eldener / Altın Kitaplar / 337 sayfa

5. Kategori (10 puan): Esas mesleği öğretmenlik olan bir yazardan bir kitap.
Yılanları Öcü / Fakir Baykurt / Literatür Yayınevi / 280 sayfa (Türk Klasikleri Okuma Grubu ile 15 Kasım'da okunmaya başlanacak)

6. Kategori (10 puan): Yasaklanmış bir kitap.

7. Kategori (10 puan): Herkesin okuyup da sadece sizin okumadığınızı düşündüğünüz bir kitap.
Bülbülü Öldürmek / Harper Lee / Sel Yayıncılık / 357 sayfa

8. Kategori (10 puan): Başkasının sizin için seçtiği bir kitap. (Bu kategoride tavsiyelerine güvendiğiniz ve tanıdığınız birine gidip ne okuyacağınızı sorabilirsiniz veya bir yakınınızdan kütüphanenizden okumanız için rastgele kitap seçmesini isteyebilirsiniz. Kendi kendine karar vermek yok).
Kıyametin Pimini Çeken İcat: Haarp / Jeane Manning, Dr. Nick Begich / Yakamoz Yayınları / 336 sayfa (Kütüphanemizden kardeşim seçti)

9. Kategori (10 puan): Bir seriye ait bir kitap (Serilerin ilk kitapları kapsam dışı).
-

10. Kategori (10 puan): Sadece tek bir kitabını okuduğunuz bir yazardan/şairden bir kitap.
Hacı Aga / Sadık Hidayet / YKY / 107 sayfa

11. Kategori (10 puan): Bir kişisel gelişim kitabı.
NLP ile Hafıza Teknikleri / Bülent Şenyürek, Z. Müge Kasaroğlu / Akis Kitap / 137 sayfa

12. Kategori (10 puan): Doğduğunuz yıl hayatını kaybetmiş bir yazardan/şairden bir kitap.
Devlet Hukukla Yaşar / Muammer Aksoy / Cumhuriyet Kitapları / 154 sayfa (Hukukçu Prof.  Dr. Muammer Aksoy 31 Ocak 1990 tarihinde faili meçhul bir cinayet sonucunda hayatını kaybetmişir.)

13. Kategori (10 puan): Beyaz perdeye aktarılmış bir kitap.
Metin Kaçan / Ağır Roman / Everest / 125 sayfa

14. Kategori (10 puan): Halen yaşayan, Nobel Edebiyat Ödülü kazanmış bir yazardan bir kitap.
Orhan Pamuk / Kafamda Bir Tuhaflık / YKY / 466 sayfa

15. Kategori (10 puan): Biyografi/otobiyografi/anı türünde bir kitap.
Ben, Malala / Malala Yusufzay / Epsilon / 390 sayfa

16. Kategori (10 puan): Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk hakkında bir kitap.
Atatürk ve Türklerin Saklı Tarihi / Sinan Meydan / Truva Yayıncılık / 520 sayfa

17. Kategori (10 puan): Ödül almış bir öykü kitabı (Lütfen kitabınızı belirtirken hangi yıl hangi ödülü aldığını belirtin.)
Foto Sabah Resimleri / Ayşe Kulin / Everest Yayınları / 132 sayfa

18. Kategori (Her kitap 10 puan, 2 kitabı da okuyana ekstradan 30 puan, toplam 50 puan): İsminde zıt anlamlı kelimelerin olduğu iki kitap. (Örnek: Büyük Umutlar - Küçük Kadınlar; Denizin Altındaki Ada - Buzdolabının Üstündeki Kız; Kötü Saatte - İyi Kalpli Erendira)
Barış Bıçakçı / Bizim Büyük Çaresizliğimiz / İletişim / 167 sayfa

19. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplam 60 puan): Eserlerini aynı dilde yazan üç farklı yazardan birer kitap.
Agatha Christie / Beklenmeyen Misafir / Altın Kitaplar / 159 sayfa
J. D. Salinger / Çavdar Tarlasında Çocuklar / YKY / 198 sayfa
Sarah Quigley / Orkestra Şefi / Kırmızı Kedi Yayınları / 372 sayfa

20. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplamda 60 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.
Turgenyev / Babalar ve Oğullar / İş Bankası Yayınları / 252 sayfa (Kitap Ağacı Klasikler Kulübü’nün ilk kitabı olarak okunacak. Tarih: 3 Ekim)
Sylvia Plath / Sırça Fanus / Kırmızı Kedi Yayınları / 251 sayfa
Bacak Arasından Türkiye / Dr. Feraye Sünev Çokgürses / Martı Yayınları / 304 sayfa

21. Kategori (Her bir kitap 5 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): 150 sayfadan kısa sekiz kitap.
Yeraltından Notlar / Dostoyevski / İş Bankası Yayınları / 139 sayfa
Satranç / Stefan Zweig / Can Yayınları / 71 sayfa
Ama Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku / İlhami Algör / İletişim Yayınları / 60 sayfa
Daha Ne Olsun / Kurt Vonnegut / April Yayıncılık / 107 sayfa
Ceza Sömürgesi / Franz Kafka / Bordo Siyah / 102 sayfa
Klişeler Kitabı / Levent Tülek / Sel Yayıncılık / 135 sayfa
Mahalle Kahvesi / Sait Faik Abasıyanık / İş Bankası Yayınları / 144 sayfa

22. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): Kendinizin belirleyeceği bir temaya uyan dört kitap.
Psikiyatri temalı kitapları seçtim kendime; tezim için okuduğum kitapları da burada değerlendirmek adına.

Psikiyatri Tarihi / Jacques Hochmann / Dost Kitabevi Yayınları / 124 sayfa

24 Ağustos 2015 Pazartesi

#kisakitaplarfestivali @instagram


Herkese merhaba!

Yeni yeni etkinlikler yapmadan duramayan ve bu etkinliklerle bizim de içimizi kıpır kıpır eden pinuccia'nın başlattığı Kısa Kitaplar Festivali için şimdilik fotoğraftaki kitapları seçtim kitaplığımdan.

Ama tabii önce bu festivalden bahsetmek gerekecek. Ne mi yapıyoruz? Kitaplığımızdan her pazartesi 150 sayfanın altında bir kitap seçerek o hafta boyunca bu kitabı okuyup bitiriyoruz. Bu sayede hem okuma hızımızı artırıyor hem de kitaplığımızda bekleyen okunmamış kitap stoğunu eritmeye başlıyoruz. Bence mükemmel bir konu seçimi.


Gelelim benim kitap listeme:

Selvi Boylum Al Yazmalım - Cengiz Aytmatov
Yerlilerin Gözyaşları - Bartolomeo de las Casas
Klişeler Kitabı - Levent Tülek
Hacı Aga - Sadık Hidayet
Julius Caesar - William Shakespeare
Yeraltından Notlar - Dostoyevski
Ceza Sömürgesi - Franz Kafka
Asılacak Kadın - Pınar Kür
Foto Sabah Resimleri - Ayşe Kulin
Kelebek ve Dalgıç - Jean Domonique Bauby
Tersine Dünya - Orhan Kemal

Muhtemelen okuma sırası ruh halime göre değişecektir, o nedenle fotoğraftaki diziliş sırasına göre bir liste yaptım.

Eee, madem pinuccias yepyeni bir şenlik başlattıysa, bize de katılmak düşer.

Kitap Yorumu #1 | Dünya Ağrısı - Ayfer TUNÇ

Herkese merhaba!

Ayfer Tunç ile tanışmam, Can Yayınları'nın D&R ile birlikte her yaz döneminde yaptığı 5 TL kampanyası sayesinde oldu. Kendisi daha önce okumadığım bir yazar olmasına karşın, Türk edebiyatına olan merakım neticesinde tanıma fırsatı bulduğum ve benim için yepyeni ancak edebiyat için çeyrek asırlık bir yazar olan Ayfer Tunç'un Dünya Ağrısı adlı romanı, kendisinin yazarlık hayatının 25. yılında okurla buluşmuş.

Roman, küçük bir Anadolu şehrinde yaşayan insanların yaşam hikayelerinden bir derleme niteliğinde aslında. Hayata çok daha farklı bir bakış açısına sahip olabilecekken, birden kendisini babasından miras kalan "otel"in işletmecisi olarak bulan Mürşit'in hikayesini anlatıyor bizlere Dünya Ağrısı. Şu hayatta yolcu olamayıp hancı olmak zorunda kalan Mürşit; babasının değerini bilemediğini düşündüğü dededen kalma "otel"i tek geleceği olarak gören oğlu Özgür; aşk kavramıyla belki de hiç tanışamamış ve evinden başka meşgalesi olmayan karısı Şükran; yıllardır bu "otel"den başka kimsesi olmayan Kibar ve bu küçük Anadolu kasabasında hayattan kaçmayı tercih etmiş, bu dünyada Mürşit'in dilinden anlayan belki de tek insan olan Madenci...

Ağır bir kış masalı olarak karşımıza çıkan Dünya Ağrısı; toplumdaki farklılıkların nasıl algılandığını, sürü psikolojisinin nelere mal olabileceğini gözler önüne seren garip bir ağrı öyküsü ve bir pişmanlık vesikası.

KÜNYE
Ad: Dünya Ağrısı
Yazar: Ayfer Tunç
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 336
Kategori: Roman - Yakın dönem Türk edebiyatı
Tür: Dram
"Mürşit zihnindeki kaos görüntülerinin etkisinden çıktı. Suç böyle bir şey diye düşündü, asla kendisiyle sınırlı kalmaz, geçmişi de ortaya döker, yeniden yazar, kuyruğuna başka şeyler takılır, devasa bir günah haline gelir." (s. 92) 
"Mürşit onları izlerken gözlerinin ve dudaklarının uçlarının aşağıya baktığını düşündü, hayatın bu adamları yere çektiğini. İnsanın yaşlandıkça kısalmasının nedeni bu, kemiklerin kısalmasıyla ilgisi yok, yerçekimi denen şey dünyanın yorgunluğu aslında, bizi yere çeken şey dinmeyen bu yorgunluk." (s. 111)

Ön okuma için buradan lütfen.


23 Ağustos 2015 Pazar

Merhaba!

Herkese kocaman bir merhaba!

Blog dünyasına adım atmaya karar vereli aslında uzun bir süre oldu diyebilirim. Ancak hem vakitsizlikten, hem de biraz tembellikten, hem de maymun iştahımdan kaynaklanıyor olsa gerek bir türlü doğru düzgün bir düzen içinde şu blog dünyasına adımımı atamamıştım. Ancak kısa bir süre önce "Kitap Ağacı" arkadaşlarımdan dilekizaruuss blog işine giriştiğini duyurunca bizlere; bu haber benim için de yeni bir başlangıca vesile oldu ve ben de "Küçük Gri Hücrelerim"i çalıştırarak birtakım işlere tekrar bulaşmaya karar verdim.

Bu kısa girişin ardından, lafı daha fazla uzatmadan, sizleri "Küçük Gri Hücrelerim"le baş başa bırakıyorum. Uzun soluklu bir blog işine bulaşmış olmanın heyecanıyla; burada kah okuduğum kitaplardan, kah izlediğim filmlerden bahsetmeyi; kah bir sene önce giriştiğim postcrossing tecrübelerimi ve koleksiyonlarımı paylaşmayı ümit ediyorum.

Şimdilik hoşçakalın!

Yazı sizinle olsun!