19 Kasım 2015 Perşembe

Kitap Yorumu #3 | Kör Baykuş - Sadık Hidayet

Herkese merhaba!

Uzun zamandır okumayı planladığım Kör Baykuş'u nihayet elime alıp okuyabildim; ancak beklediğimi bulamadım desem sanırım pek de yanlış olmaz. 

Daha farklı bir kitap olarak hayal etmiştim açıkçası; bir İran masalı tarzında kısa bir hikaye olarak düşünmüştüm Kör Baykuş'u. Masal olması konusunda yanılmamışım; zira Kör Baykuş ilginç bir hikayeyle başlıyor. Okumaya başladığınız anda bunun sıradan bir kitap olmadığını anlıyorsunuz. Hidayet'in üslubu da masalımsı; gerçeklikten uzak, hayali bir dünyaya adım attığınızı fark etmeniz pek fazla sürmüyor aslında. Ancak ilerleyen sayfalarda karşılaşılan kasvet, karamsarlık benim kitaptan beklemediğim şeylerdi. 

Evet, kitap gerçekten karamsar. Zaman ve mekan kavramlarından bağımsız bir hikaye var karşımızda. Sadık Hidayet, muhteşem bir üslupla olmayan bir zamanda olmayan karakterlerle olmayan yerlerde bir hikaye anlatmış bizlere. Kitapta kaç kişi var, nerede ve hangi zamanda geçiyor; anlayabilmek pek mümkün değil. Ancak Hidayet'in dili o kadar muhteşem ki, bir solukta okunası bir hale getiriyor kitabı. 2-3 saatte okunabilecek bir kitap aslında Kör Baykuş. Tabii çevirmen Behçet Necatigil'in katkısı da yadsınamaz burada. 

Tavsiyem, depresyondaysanız eğer, bu kitabı elinize dahi almayın. Ayrıca gece okumalarında tercih ederseniz, gecenin sessizliğinde çok daha derin hissederek ve algılayarak okuyabilirsiniz kitabı. Bir de Kör Baykuş'u anlama kılavuzu niteliğinde olan Oğuz Demiralp'in Yapı Kredi Yayınları'ndan 2001 yılında çıkmış "Kör Okur: Sadık Hidayet Üzerine Kör Baykuş Merkezli Okuma Denemesi"ne de bir göz atmakta fayda olacağını düşünüyorum. Ancak maalesef kitabın baskısı tükenmiş; sahaflardan veya kütüphanelerden kitabı temin edebilmek mümkün.

Kısacası; bir oturuşta okuyup sindirilebilecek bir kitap değil Kör Baykuş. Belki de, zamana bırakmak gerekiyor birazcık olsun anlamlandırabilmek için.

KÜNYE
Kitabın Adı: Kör Baykuş
Orijinal Adı: Buf'i Kür (Farsça)
Yazarı: Sadık Hidayet
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Sayfa Sayısı: 100
Tür: Roman | Dram
İlk Yayım Tarihi: 1936
Etiket Fiyatı: 7 TL
Puanım: 7,5/10

Arka Kapak
Kör Baykuş 1977'de Behçet Necatigil'in unutulmaz çevirisiyle Varlık Yayınları'ndan çıkmıştı. Philippe Soupault'nun "Yirminci yüzyılın düşlemsel edebiyatında bir başyapıt", Andre Breton'un ise "Başyapıt diye bir şey varsa o da budur" sözleriyle nitelediği bu kült romanı, yine Necatigil'in çevirisinden, Necatigil'in "önsöz"ü ("Türkçede İran Edebiyatı ve Doğumunun 75. Yılında Sadık Hidayet") ve Bozorg Alevi'nin "sonsöz"ü ("Sadık Hidayet'in Biyografisi") ile sunuyoruz.

11 Kasım 2015 Çarşamba

Duyuru #1 | Türk Klasikleri Okuma Grubu okumalarına başlıyor!

Herkese merhaba!

Daha önceki yazılarımda yeni başlattığımız bir okuma grubundan söz etmiştim. Nihayet yazmaya fırsat bulabildiğim için, şimdi birazcık bu okuma grubundan bahsetmek istiyorum sizlere.

Sanırım kendimden ve kendi yaşam tarzımdan bir parça bulabildiğim için Türk klasikleri okumayı seviyorum. Çünkü yabancı kitaplarda olmayan şey, yani Türk yaşam tarzını bu tür kitaplarda görebilmek mümkün. Ayrıca kendi tarihimizden kesitlerin de bu kitaplarda anlatılmış olması beni onlar konusunda daha istekli yapıyor. 

Instagram'da çeşitli okuma grupları ya da etkinliklerini bolca bulabilmek mümkün. Hal böyleyken, ben de kendi kendime dedim; neden Türk klasikleri okuma grubu da biz yapmıyoruz ki? Hem bu kitapları okumak isteyip çok ağır olduğu düşüncesiyle vazgeçiyor insanlar; aslında düşündükleri kadar da ağır değilken kitaplar. Dolayısıyla böyle bir okuma grubu kurmayı düşündüm ve ilk üç ayın kitaplarını da belirledim.

Her ayın 15'inde yeni bir Türk klasiğine başlayacağız.  Kasım ayında ilk kitabımız Fakir Baykurt'tan Yılanların Öcü. İkinci kitabımız Sait Faik Abasıyanık'tan Mahalle Kahvesi ve üçüncü kitabımız da Memduh Şevket Esendal'dan Ayaşlı ile Kiracıları. Eğer siz de Türk klasiklerini seviyor ve okumak istiyorsanız aramıza katılabilirsiniz. İnstagram'da "kucukgrihucreler" adlı hesabımdan çeşitli duyururlar yapacağım, oradan da takip edebilirsiniz.

10 Kasım 2015 Salı

Film Yorumu #2 | Paper Towns (2015)

Herkese merhaba!

Evde yalnız olduğum zamanlarda, yemek yerken film veya dizi izlemek hoşuma gidiyor. Ben de bu sabah kahvaltıda bir film izleyeyim dedim ve beni pek yormayacağını düşündüğüm "Paper Towns" (Kağıttan Kentler) isimli kitap uyarlamasını seçtim. İyi mi ettim, kötü mü ettim pek bilemiyorum açıkçası; zira kendisi tam da insanı yormayacak cinsten. 

Filmimizin ana kahramanları problemli ve bencil bir kız ile bu kıza aşık olmuş, iyi niyetli oğlan çocuğu. Zaman zaman çeşitli muziplikler yapan, ara sıra ortadan kaybolup tekrar meydana çıkan ve umursamaz bir lise hayatı yaşayan Margo (Cara Delevingne), günün birinde yine ortadan kaybolur. Komşusu olan Margo'ya tanıştığı ilk günden beri platonik olarak aşık olan Quentin (Nat Wolff) ise Margo'nun bıraktığı ipuçlarını keşfederek dostlarının yardımıyla ona ulaşmaya çalışır.

Filmi çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim açıkçası ve özellikle ilköğretim ve lise çağındakilerin neden bu kitabı ve filme bayıldıklarını da anladım sanırım; çünkü filmde tam da bu çağdakilerin yaşadıkları ve yaşamak istedikleri duygulara yer verilmiş: Aşk, cinsellik, vurdumduymazlık, bencillik... Dolayısıyla bu da özellikle kitabı popüler yapan etmenler arasında. Yer yer güldüğümü itiraf etmem gerek; ama sanırım bu da filmden kaynaklanıyor, çünkü konu olarak bir komedi unsuru yoktu.


KÜNYE 
Filmin Orijinal Adı: Paper Towns
Türkçe Adı: Kağıttan Kentler
IMDb puanı: 6,6/10
Yönetmen: Jake Schreier
Senaristler:  John Green, Scott Neustadter, Michael H. Weber
Oyuncular: Nat Wolff, Cara Delevingne, Austin Abrams, Justice Smith, Halston Sage, Jaz Sinclair
Yıl: 2015
Tür: Dram, Gizem, Romantik
Ülke: ABD
Süre: 1 sa. 49 dk.

Özet olarak: Tam olarak zaman kaybı denmese de, izlenmese de olur diyebileceğim filmlerden. Ancak boş vaktiniz çoksa ve kafa dağıtmak istiyorsanız izleyebilirsiniz. Tabii buna harcayacağınız zamanla bir kült film izlemek daha mantıklı olabilir. :) Puanım: 5,5/10

6 Kasım 2015 Cuma

Kitap Yorumu #2 | Oyun İçinde Oyun - Cenk Çalışır

Herkese merhaba!

Kitap Ağacı Bursa olarak sezonun ilk buluşmasında Bursalı yazar Cenk Çalışır'ı ağırladık. Kendisi polisiye üzerine yazsa da bu çalışmaları polisiyeden ziyade "suç edebiyatı" olarak adlandırıyor. 

Buluşma vesilesiyle, yazarın daha önce okumadığım kitaplarını da edinmiş oldum. İlk iki kitabı olan Zehr-i Katil ve Satranç Cinayetleri'nin baskısı tükendiği için edinme şansımız olmamıştı. Biz de bu nedenle Oyun İçinde Oyun ve yazarın son kitabı olan Kan Yağmuru adlı kitapları temin edebildik. Ancak ben sadece Oyun İçinde Oyun kitabını okuyabildim ve maalesef beni pek tatmin ettiğini söyleyemeyeceğim.

Öncelikle, konu açısından yazara haksızlık etmemek gerekiyor. Zira günümüzde çok yaygın olan bilgisayar oyunlarının aslında hayatımızı nasıl da etkileyebileceğini ve benliğimizden kopabileceğimizi yazar çok güzel bir şekilde ele almış. Ancak kitap bir polisiye olmasına karşın cinayetler ilk yüz sayfada bitiyor. İlerki sayfalarda ise bizleri çok daha farklı bir hikaye bekliyor. Ben fazla polisiye okuyan bir okur değilim; ancak Agatha Christie sever biri olarak polisiye dendiğinde cinayetin olmazsa olmaz olduğunu düşünenlerdenim açıkçası. En azından konusu cinayet olan bir kitabın farklı bir konuyla sona ermesi pek benim tarzım değil diyebilirim. Bu nedenle de kalan 200 sayfayı bir an önce kitabı bitirmek için okudum desem yeridir. 

Kitabın aslında içeriğinin yanında çok farklı bir boyutu daha var. Kitap Tanrısal bir bakış açısıyla yazılmış. Kitabın kahramanı Murat ile yazar arasında diyalogların geçmesi ise birçoğumuz için farklı bir deneyim oldu. Ben bu durumu fazla müdahaleci bulduğumu eklemeliyim, çünkü yer yer kitaptan kopmama sebep oldu; tabii bunu çok eğlenceli bulan arkadaşlarımız da oldu ancak pek bana göre değil sanırım böyle bir yöntem. 

Farklı bir tarz deneyimlemek isterseniz, bu kitabı okuyabilirsiniz. Ancak klasik bir polisiye kitapsa aradığınız, sonu macera ve fantastik öğelerle bezeli bu kitap pek size göre olmayacaktır.

KÜNYE
Kitabın Adı: Oyun İçinde Oyun
Yazarı: Cenk Çalışır
Yayınevi: Esen Yayınları
Sayfa Sayısı: 336
Tür: Polisiye, Macera
Etiket Fiyatı: 25 TL
Puanım: 6/10

Arka Kapak
Kerem bilgisayar konusunda dahi sayılabilecek kadar iyidir. Bir virüsle takibe aldığı bilgisayar kullanıcılarına subliminal mesajlar göndererek, bilinçaltlarını etkiler. Kurbanlarını subliminal mesajlarla transa sokarak cinayetler işletir. Sıradan insanlardan acımasız katiller yaratır. Heyecan arayışı içinde olan, bir hayli zengin üyelerden oluşturduğu sanal kulübün de yöneticisidir. Bu cinayetleri internet üzerinden naklen yayınlayarak üyelerinin heyecan arayışlarına yanıt verir. Bu şekilde yüksek kazançlar sağlar. Dehası, Kerem’i izleyen uluslararası suç örgütleri ve çıkar gruplarının dikkatini çeker. 

Sanal gerçeklik ve gerçekliğin karmaşasına farklı bir gönderme Oyun İçinde Oyun. Roman, farklılığını daha çok kahraman ve yazarın diyaloglarında gösteriyor. Okurun öykünün içine girmesi olarak ifade edebileceğimiz okumadaki üç boyutlu derinlik, zaman zaman yazarın da öyküye dahil olmasıyla yırtılıveriyor. Bu şekliyle yazarın hayalleme dönemini, yazmak eylemini, bu eylemin zorluklarını da öyküyle birlikte işliyor. Öykülemede çok katlılık yaratıyor. Gerçeküstü öykülemesine karşın, akla yatkın karakterleri ve olabilirlik kurgusuyla yazının sınırlarında geziniyor. Eğlenceli, düşündürücü, korkutucu. Bittiğinde iyi ki hepsi sadece bir romandı dedirten bir roman.

5 Kasım 2015 Perşembe

Güz Okuma Şenliği 2015 | 1. okuma raporu


Herkese merhaba!

Uzun süredir yazamıyorum; yazılması gereken makaleler, çalışılması gereken dersler dolayısıyla. Bu nedenle okuma hızım da ekim ayında düşüktü. Buralara da pek yazamadım; ancak en kısa sürede kitaplarla ilgili yorumlar, yeni bir okuma grubunun duyurusu ve yeni postcrossing kartlarımla burada olacağım. Takipte kalın. :)

Gelelim Pinuccia'nın Güz Okuma Şenliği'nde 1. kısımda neler okuduğuma:

20. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplamda 60 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.
(YABANCI ERKEK) Turgenyev / Babalar ve Oğullar / İş Bankası Yayınları / 252 sayfa (Kitap Ağacı Klasikler Kulübü’nün ilk kitabı olarak okunacak. Tarih: 3 Ekim)
(TÜRK ERKEK) Oyun İçinde Oyun / Cenk Çalışır / Esen Kitap / 336 sayfa

21. Kategori (Her bir kitap 5 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): 150 sayfadan kısa sekiz kitap.
Yeraltından Notlar / Dostoyevski / İş Bankası Yayınları / 139 sayfa
Klişeler Kitabı / Levent Tülek / Sel Yayıncılık / 135 sayfa

Toplam sayfa sayısı: 862
Kitaplardan alınan toplam puan: 30
Toplam puan: 38