2 Ocak 2016 Cumartesi

Kitap Yorumu #4 | Frankenstein - Mary Shelley

Herkese merhaba!

Uzun süredir kitap yorumu yazmadığımı fark ettim. En son yazdığım Kör Baykuş yorumunun ardından 3 kitap daha bitirdiğim ve hatta dördüncü kitabın da yarısında olduğumu fark edince, artık yazmanın zamanı geldi diye düşünüyorum. :) 

Mary Shelley'nin Frankenstein adlı romanı, Kitap Ağacı'nın kasım ayı kitabıydı. Uzun süredir kitaplığımda olan ve okumak için bir bahane aradığım kitabı sonunda bitirmenin gururunu yaşıyorum aslında; ama Frankenstein göründüğü kadar hafif bir kitap değilmiş, bunu anladım.

Tıp aşkıyla yanıp tutuşan Dr. Frankenstein, dehşet verici bir anlık hırsla bir insan yaratmak ister. Ölü insanların vücut parçalarını birleştirerek bir yaratık meydana çıkarır. Ancak daha sonra büyük bir pişmanlık duyar bu yaptığından ve yaratıktan kaçmaya başlar. Ailesinin yanına gider, yaşadığı yer olan İsviçre'den İngiltere'ye kaçar. Yaratık ise sürekli olarak Frankenstein'ı takiptedir ve elinden geldiğince ona azap duyacağı şekilde davranışlarda bulunmaya çalışır. Sürekli bir şekilde onu neden yarattığını sorar doktora. Bu da doktorun vicdan azabıyla yanıp tutuşmasına neden olur. Kitap aslında Dr. Frankenstein'ın iç dünyasını anlatıyor sıklıkla. Kasvet ve vicdan azabıyla dolu bir kitap kaleme almış Shelley. Gerçekten de çok karamsar ve okura bazı hisleri çok derinden vermeyi başaran bir eser olmuş Frankenstein.

Aslında bu kitabı spoiler vermeden anlatmak çok zor, çünkü kitap yoğunlukla duygu durumu anlattığı için ve olaylar da kitabın konusuyla son derece alakalı olduğundan spoiler olmadan kitabı anlatmayı başarmak bir hayli zorlayıcı. Ancak şunu söyleyebilirim; özellikle duygusal açıdan zorlu dönemlerden geçiyorsanız kitabı başka bir zamana ertelemenizi tavsiye ederim.

KÜNYE
Kitabın Adı: Frankenstein
Orijinal Adı: Frankenstein
Yazarı: Mary Shelley
Yayınevi: İthaki
Sayfa Sayısı: 232
Tür: Roman | Fantastik, Gotik, Dram
İlk Yayım Tarihi: 1818
Etiket Fiyatı: 15 TL


Puanım: 7/10

Arka Kapak

Ah! Hiçbir ölümlü o görüntünün dehşetine dayanamazdı. Hayat verilmiş bir mumya dahi o ucube kadar iğrenç olamazdı... Hayal kırıklıklarının en acısını duyuyordum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder